Ayaktakımı Arasında

Ayaktakımı Arasında

P. “Eğer insanlar yaptıkları işlere göre değerlendiriliyorsa, o zaman atlar herhangi bir kimseden daha çok çalıştığı için bütün insanlardan daha üstündür…”

 

N. “Yalanların gerçeklerden daha çok mutluluk verdiğini görmüyor musun? Ben de…”

 

A. “Diyorum ki… Oyuncuların doğuştan yeteneği olmalı… Peki, yetenek ne mi? Yetenek, kendine, kendi gücüne en ufak şüphe duymadan inanmaktır…”

 

V. “Geçmişe mazi derler… Olan olmuş… İnsan kendi nefsine hâkim olamaz… Beni artık sevmiyorsun… Peki, öyleyse… Tamam.”

 

L. “Bu asillik sanırım suçiçeği gibi… Hastalığı ne kadar atlatsan da izleri kalıyor…”

 

N. “Cezaevinde daha iyi… Hepsi oraya girmeli... Cezaevine... Hepsi birbirine karıştı… Hepsi, çöp bidonunun içindeki çöpler gibi birbirine karıştı…”

 

A. “Hadi o zaman ye beni. Çünkü hiçbir şey istemiyorum. Ben mahvolmuş bir adamım. Söyleyin, ben başkalarından da mı kötüyüm? Niye daha kötü olduğumu anlatın bana…”

 

T. “Patron nerede? Gidip onu bulacağım. Eğer ben uyuyamıyorsam, o da parayı cebe atamaz! Ölüler! Ayyaşlar!”

 

B. “Bazılarımızın hayatı eskiden daha iyiydi… Evet! Eskiden ben yatağımda uzanırdım, kahvem ayağıma gelirdi… Kahve diyorum, kahve… Hem de bol kremalı!”

 

M. “Şimdilerde karını pataklamak yasak… Yasalar bugünlerde çok katı… Kimseye boşu boşuna dayak atılamaz… Dayak sadece dirlik sağlamak için atılır.”

 

B. “Vicdan benim neyime? Ben zengin miyim ki?..”

 

İ. “… Anlamıyor musun? Eğer dürüstçe yaşamaya başlarlarsa, üç günde açlıktan geberirler…”

 

S. “… İnsan bundan çok daha üstün. İnsan, sadece karnını doyurmak için yaşayan varlıklardan daha üstün bir varlık!”

 

K. “… Ayda bir ruble için fazla yer kaplıyorsun bence… Hım, bir düşüneyim… Yatak… Sonra… Oturduğun yer… Hım, evet, evet! Aslında, senin ederin beş ruble ama hadi neyse… Kiranı yarım ruble artırayım bari…”

 

 A. “Aç olmadığım bir zamanı hatırlamıyorum ki... Hayatım boyunca lokmalarımı bitmesinden korka korka yedim… Asla bana düşenden fazlasını yemedim… Bütün hayatım boyunca paçavralar içindeydim… Tüm hayatım boyunca sefillik çektim! Niçin? Neden? Neden?”

 

K. “Ne için evlenecekmişim, ha? Ben ki bugüne bugün özgür bir kadınım, kendi kendimin efendisiyim… Ne diye bir koca alıp da başımı belaya sokacakmışım? Hem de kendi isteğimle? Hayır, efendim, hayır! Asla bir adamla evlenmem! Amerikan prensleri çıksın beni istesin, yine de evlenmem!”

 

K. “Bunlar mı? Sen buradakilere insan mı diyorsun? Ayaktakımından pis mahlûklar! Ben çalışan bir adamım… Onlara her baktığımda, kendimden utanıyorum. Ben çocukluğumdan beri çalışıp ekmeğimi çıkarıyorum… Bu lağım çukurundan kurtulamayacağımı mı sanıyorsun? Görürsün, yapacağım! Belki canım çıkar ama… Yine de yaparım! Sen bekle de gör… Karım ölecek nasıl olsa… Altı aydır burada kalıyorum ama sanki bana altı yıl geldi. Elbet kurtulacağım, elbet!”

 

Onlar, Çarlık Rusyası’nın “En Diptekileri” olsalar da “insanın önemini” biliyorlar; özgürlüğe ve bireyselliğe sonsuz bir bağlılık duyuyorlardı… Yozlaşmış Rus toplumundaki bu “en değersiz” insanların devrimin ayak sesleri olabileceği kimin aklına gelirdi ki?

Maksim Gorki, hayatın gerçeği insanın, tek başına “değerli” bir varlık olduğunu bu ölümsüz eserinde muhteşem bir dille gözler önüne seriyor…

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi

Bu bir dijital üründür. (E-kitap)
Bu ürünü satın aldığınızda sadece iOS ve Android uygulamalarımız içerisinden dijital ürünler bölümünde e-kitap olarak görüntüleyip okuyabilirsiniz.


  • Görüntüleme: 224
  • Ürün Kodu: 9786056853135
  • Stok Durumu: Stokta var
  • 9,00TL
  • 56%


  • 4,00TL
  • Vergiler Hariç: 4,00TL
ISBN: 9786056853135
Kağıt: 1. Kalite
Baskı Sayısı: 1
Baskı Yılı: 2019
Sayfa Sayısı: 195
Ürün Durumu: Sıfır
Ebat: 19.5 x 13 x 0
Teslimat: 1 İş Günü
Cilt: Karton Kapak

Diğer Satıcılar

Etiketler: Ayaktakımı Arasında, e-kitap, Tibet Yayıncılık, Maksim Gorki ayaktakımı, arasında